Sağlıklı Yaşıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlıklı Yaşıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2022 Cumartesi

Glutensiz Mercimek Keki

 

Bir süredir glutensiz beslenmeye gayret ediyorum. Böyle olunca da blogda glutensiz tarifler daha sık yer alıyor. Glutenli gıdaları kesmeden önce de bazı tarifleri yapıyordum ama bu keki hiç denememiştim. Bu kek benim için ekmek yerine geçiyor. İstenirse peynir eklemeden de yapılabilir.


Şu an 21 günlük arınmadayım. Normal koşullarda aynı anda kesemeyeceğim gıdaları bu arınmada tüketmiyorum. Eğer bir rahatsızlığınız varsa bu tür ani beslenme değişikliklerini doktor kontrolünde olmadan yapmamak lazım. Bu arınmada gluten, hayvansal ürünler (süt ürünleri dahil), rafine şeker, kafein ve alkol yok. Bunun yanı sıra zaten hayatımın bir parçası haline gelen aralıklı oruç (intermittent fasting) devam ediyor.

Bu tarif arınmaya uygun değil. Yumurta, peynir ve yoğurt içeriyor. Onun dışında ise severek yaptığım tariflerden birisi oldu.


Bu tarifi keşfetmekte geç kalmışım, sanal alemde yapmayan kalmamış :) Ben de instagramda bir çok sayfada görünce keşfettim, hiç değiştirmeden uyguladım.

Ölçü çok bereketli. Ben iki tür kalıp kullanıyorum. Bir kısmını dondurduğum için kolayıma geliyor. Büyük bir tepside de yapılabilir.

Mercimek Keki

2 su bardağı kırmızı mercimek
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı lor peyniri
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı çörek otu

Üzerine 
Susam


  • Kırmızı mercimeği yıkayıp derin bir kasede bol su ile bir gece bekletin.
  • Mercimeğin suyunu süzüp mutfak robotunda kıvamlı bir karışım haline gelene kadar çekin. Bu karışımı hamuru hazırlayacağınız derin bir kaba aktarın.
  • Karışıma yoğurt, yumurta, zeytin yağı, kabartma tozu ve tuzu ekleyerek karıştırın.
  • En son lor peyniri ve çörek otunu ekleyip bir kaşık ile karıştırın.
  • Hamuru yağlanmış kalıplara ya da kağıt serilmiş tepsiye aktarın.
  • Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında bir bıçak/ kürdan yardımı ile pişip pişmediğini kontrol ederek üzeri kızarana kadar pişirin. 
  • Ilınınca kalıplardan çıkarıp servis yapın.
Afiyet olsun.

26 Ekim 2021 Salı

Karnabahar Pizzası


Hem sağlıklı hem de lezzetli pizza olur mu? Malzemeler değişince oluyor. Karnabahar pizzası tarifleri çok çeşitli yapılıyor ben de bir yandan glutensiz olsun istedim. Un yerine Doğaçlama'nın mikro herkül unlarından organik karışık filiz ununu (maş fasulyesi, kırmızı ve yeşil mercimek) kullandım. Her zamanki gibi evin gurmesine tadım yaptırdım. Bizden tam not aldı.

🍕Şarküteri ürünleri kullanmadığım için üzerine damak lezzetime uygun, evde ne varsa ekledim. Her seferinde değişik olabilir, sevenler sucuklu, salamlı da yapabilir.

Karnabahar Pizzası

Taban:
1 küçük karnabahar
1 yumurta
5 yemek kaşığı (tepeleme) filiz unu
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı mozzarella / kaşar peyniri
🍕
Domates sosu:
1 su bardağı rendelenmiş domates
1 diş sarımsak rendesi
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı fesleğen kurusu
🍕
Üzerine:
Evde ne varsa (biber, soğan, mantar, zeytin)
Mozzarella / kaşar peyniri



  • Karnabaharı haşlayıp ezin, sıkarak fazla suyunu çıkarın.
  • Tüm taban malzemelerini karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş tepside yuvarlak şekil verin. 200 dereceye ısıtılmış fırında kenarlar kızarana kadar pişirin.
  • Domates sosu için tüm malzemeyi karıştırıp 2-3 dakika pişirin.
  • Fırınlanmış taban üzerine domates sosunu yayın. Üzerine istediğiniz malzemeleri yerleştirin. En üste de mozzarella ya da kaşar peyniri serpin. 180 derece fırında peynir kızarana kadar pişirin.
  • Fırından çıkan pizzayı oda ısısında biraz dinlendirip dilimleyerek servis yapın.
Afiyet olsun


9 Temmuz 2021 Cuma

Guacamole



Meksika mutfağından tariflere devam ediyoruz çünkü tam bizim damak tadımıza uygun :) Guacamole de sıklıkla quasedilla'nın yanına yaptığımız, ara sıra dürüm içinde, ekmek üzerinde yediğimiz bir salata / meze. Benim kendisine sos demeye dilim varmıyor ama dip sos olarak da mükemmel elbette.

Avokado, kırmızı soğan, chili biberi, domates ile harika bir tarif yaratmak çok kolay.

** Chili biberi ayıklayıp doğrarken mutlaka eldiven kullanıyorum yoksa göze, buruna değdiği zaman çok yakıyor. Aklımızda olsun.

Guacamole

2 avokado
2 chili biberi
1 domates
1 kırmızı soğan
1/2 limonun suyu
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 diş sarımsak (ezilmiş)
1/2 çay kaşığı tuz

  • Avokadoları ortadan ikiye kesin, kabuklarını soyun. Çekirdeğini çıkarıp çatalla ezin.
  • Kırmızı soğanı küçük parçalar halinde yemeklik doğrayın. 
  • Sarımsağı rendeleyin. 
  • Domatesin kabuğunu soyup küçük küpler halinde kesin.
  • Chili biberin çekirdeklerini çıkarıp küçük doğrayın.
  • Zeytinyağı, tuz ve limon suyunu ekleyerek tüm malzemeyi karıştırın.
Afiyet olsun.

28 Şubat 2021 Pazar

Meksika Fasulyeli Taco

Vegan ve Sağlıklı

Evde kaldığımız bir hafta sonu daha bitti ve benim için oldukça verimli geçen bir zamandı. Hem okumalarım, hem ev işlerim açısından biriken her şeyi tamamladım.

Böyle günlerde ister istemez mutfakta da fazla zaman geçiriyoruz. Bu sefer daha çok dip bucak temizleme, düzenleme açısından uğraşsam da yine sağlıklı ve lezzetli bir tarif ile gelebildim.

Meksika yemeklerini seviyoruz ve sık sık da evimizde hazırlıyoruz. Taco'da bunlardan birisi. Genellikle bol baharatlı ve kıymalı olarak hazırlansa da bu ara favorimiz vegan hazırladığımız bu tarif.

Taco için marketlerde hazır satılan taco kabuklarını (taco shell) kullanabileceğiniz gibi bizim gibi küçük boy tortilla da kullanabilirsiniz.

Daha önce tarifini verdiğim Quasedilla tarifini de mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

  • Meksika Fasulyesi olarak Yayla Bakliyat'ın Haşlanmış Meksika Fasulyesini kullandım. Süzülmüş olarak 400 g geliyor.
  • Tortilla olarak da Aly Tortilla kullandım, Migros ve Makrocenter'da bulunuyor. Aynı markanın Taco Shell'ini de kullanabilirsiniz.
  • Chili biberi Migrosdan alıyorum, acı ama güzel bir acısı var :) Acısız yapmak isterseniz kırmızı kapya biber kullanabilirsiniz ama Taco bol baharatlı ve acı güzel oluyor.
  • Servis yaparken yanına çeşitli soslar hazırlanabilir ama bugün yapmadığım için yazmıyorum. Zaman içinde ekleyebilirim.

Meksika Fasulyeli Taco (10 adet)

Biberli Soğan Karışımı için:
1 adet orta boy kırmızı soğan
1 adet chili biber
2 adet limonun suyu
2 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı şeker

Meksika Fasulyeli Harç için:
1 adet kuru soğan
1 adet american yeşil biber (ya da 1-2 adet dolmalık biber)
2 diş sarımsak 
1 adet chili biber 
2 yemek kaşığı domates püresi 
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1 çay kaşığı toz biber
2 çay kaşığı zerdeçal
1 çay kaşığı kekik
400 gr haşlanmış meksika fasulyesi

1 adet avokado
  • Önce biberli soğan karışımını hazırlayıp bekletin. Bunun için kırmızı soğanı yarım piyazlık, chili biberi ikiye kesip ince doğrayın. Limon suyu içine alıp tuz ve şekeri ekleyip karıştırın.
  • Yanmaz derin bir tava ya da tencerede küp küp doğranmış kuru soğan ve yeşil biberi zeytinyağında kavurun.
  • Sarımsağı ve chili biberi küçük doğrayıp ekleyip kavurun.
  • Domates püresini ekleyip pişirmeye devam edin.
  • Toz biber, zerdeçal ve kekik ekleyip kokusu çıkana kadar pişirin.
  • Kavrulan karışıma meksika fasulyesi ekleyip 15 dakika pişirin.
  • Bu arada avokadoyu küp küp doğrayın.

  • Servis yaparken 1 adet tortillanın üzerine önce fasulyeli harçtan 2 kaşık koyun. Üzerine avokado dilimleri yerleştirin. En üste limon suyu içinde bekleyen soğan-biber karışımından süzerek koyun. Tortillayı kıvırıp tabağa alın. Kalan tortillalar için işlemi tekrarlayın.
Afiyet olsun.


23 Şubat 2021 Salı

Kakaolu Yulaflı Pratik Tatlı


Hafif, Sağlıklı, Lezzetli

Tatlı yiyelim ama sağlıklı olsun, hafif olsun, lezzetli olsun hem de pratik olsun. Artık kafamızdaki tatlı tanımı da değişiyor. Bu tarifin benzerini daha önceden kakao eklemeden ve çilek ile yapıyordum, beni tanıyanlar çikolata ile aramın sadece kahve yanı eşlikçisi boyutunda olduğunu biliyorlar. Hiç bir zaman çikolata krizine girmem, damak tadım hep meyveli, hafif tatlılardan yanadır. Daha önce vegan blogda chia puding tarifi vermiştim ama blogu kaldırınca tarif de silindi. En kısa sürede onu da eklemeli.

Tarifi instagramda, sevdiğim kadınlardan @seldabodrum'da görüp, hemen denemiştim. Selda şahane bir tarot okuyucusu, ThetaHealer, kitapsever, hayvansever 💖

İyi ki bu tarife kakaolu diye burun kıvırmamışım. Siz de mutlaka deneyin. Özellikle çikolata sevenlere, krizlere girenlere tavsiye edilir.

❤ Tarifte organik ham kakao kullandım, yerine standart kakao kullanabilirsiniz.
❤ Organik ham kakao, organik yulaf ezmesi ve chia tohumunu Güzel Gıda'dan, tahini Geleneksel Pazar'dan alıyorum.
❤ Tarifin vegan olması için bal yerine pekmez kullanabilirsiniz.
❤ Bitkisel süt yerine hayvansal süt kullanılabilir. Miktarı karışımı kıvamlı bir hale getirecek kadar ekliyoruz.

Kakaolu Yulaflı Pratik Tatlı (2 kişilik)

2 adet yerli muz ya da 1 adet büyük ithal muz
6 kaşık yulaf ezmesi
1 yemek kaşığı tahin
2 yemek kaşığı chia tohumu
2 yemek kaşığı organik ham kakao
4 yemek kaşığı hindistan cevizi rendesi
1 yemek kaşığı bal
Bitkisel süt
  • Tüm malzemeyi kıvamlı bir karışım haline gelene kadar karıştırın. Kaselere bölüp, buzdolabında bir gece dinlendirin.
  • Servis yaparken üzerini badem / ceviz / fındık vb. kuruyemişlerle süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

22 Kasım 2020 Pazar

Brokoli Köftesi


Kış aylarının vazgeçilmez sebzeleri brokoli ve karnabahar bizim için. O yüzden değişik tarifler denemeyi seviyoruz. Sebze ve bakliyat köftelerini zaten sık yapıyorum. Brokoli köftesi de bunlardan birisi. Sebze Yemekleri etiketinde brokoli ve karnabaharlı tarifleri bulabilirsiniz.

Brokoli Köftesi

500 gr brokoli
2-3 havuç
1 yumurta
4-5 yemek kaşığı un
1 çay bardağı kaşar rendesi
Tuz, karabiber, pul biber
Kızartmak için zeytinyağı

  • Brokoliyi ve havuçları buharda hafif diri kalacak şekilde haşlayın. 
  • Haşlanmış sebzeleri çatalla ezin.
  • Un, kaşar, yumurta ve baharatları ekleyip karıştırıp şekil verin.
  • Kızgın yağda arkalı önlü kızartıp servis yapın.
Afiyet olsun.

1 Kasım 2020 Pazar

Fırında Pastırmalı Karnabahar



Kış sebzeleri mutfakta yerini almaya başladıysa bir karnabaharlı tarif vermenin vakti gelmiştir. Bu tarif karnabahar pizzasını andırsa da onun karıştırılmış hali. Karnabahar pizzası da gelecek tariflerden birisi olsun :)

2018 yılında instagram hesabımda bu tarifi paylaşıp yakında bloga ölçüleri ile yazarım demişim. O günden bu yana arşivde yazılmayı bekliyordu. Genellikle böyle iddialı yazdığım tarifleri bloga eklemeyi unutuyorum. 

Bu tarifi sıklıkla evdeki malzemeye göre göz kararı yapıyorum. Aşağıya ölçülerini yazıyorum. Karışım kıvamı tepsiye yayılacak yumuşaklıkla olmalı.

Fırından çıktıktan sonra dilimleyip servis yapabilirsiniz, tek kişilik fırın kaplarında yapmak daha iyi olabilir.

Fırında Pastırmalı Karnabahar

1 adet küçük karnabahar
1 adet kuru soğan
5-6 dilim pastırma
Yarım çay bardağı dilim zeytin
Yarım çay bardağı kuru domates
1 adet yumurta
2 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri, beyaz peynir
Tuz, karabiber, pul biber, kekik
  • Karnabaharı haşlayıp ezin. 
  • Soğanı yemeklik doğrayın.
  • Pastırmayı ve kuru domatesi küp küp doğrayın.
  • Tüm malzemeyi karıştırıp yağlanmış fırın kabına yayın.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun.


23 Ekim 2020 Cuma

Ballı Hardallı Roka Salatası


Bizim Evin Salatası

Salatalar bizim için başlı başına bir öğün oluyor. Fırsat buldukça yeni salatalar yapmaya ve bloğa eklemeye çalışıyorum. Bu aralar sıklıkla Tavuklu Sezar Salata, Ballı Hardallı Roka Salatası, Kekikli Cevizli Kuru Domates Salatası, Greçka Salatası ve Meksika Fasulyeli Soğan Salatası yapıyoruz.

Bu salatanın orijinalini ilk kez Pideköy'de yemiştik. O günden bu yana kendi damak tadımıza göre hazırlıyorum.

Kuru domatesi çok seviyoruz bu yüzden her yaz annem kurutup hazırlıyor. Marketten aldıklarımdan çok daha farklı oluyor. Bu salataya kuru domates ayrı bir lezzet katıyor. Bence salatanın olmazsa olmazı ballı hardal kadar kurutulmuş domates. Salatayı hazırlamadan önce gerekli ise domatesleri ıslatıp yumuşatmayı unutmayın.

Salataya tuz ilave edebilirsiniz. Sos ve peynir eklediğim için ilave etmiyorum.

Yiğit ayrıca bu salataya nar ekşisi de ekliyor, ben henüz cesaret edemedim ;)

Ballı Hardallı Roka Salatası

1 demet roka
1 havuç
5-6 adet kuru domates
2-3 yemek kaşığı tulum peyniri
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı Ballı Hardal
  • Rokayı yıkayıp kurutun. İri parçalar halinde doğrayıp salata tabağına alın.
  • Havucu jülyen doğrayın (ya da rendeleyin), rokanın üzerine yerleştirin.
  • Kurutulmuş domatesi doğrayıp salataya ekleyin. 
  • En üste tulum peyniri serpin.
  • Zeytinyağı ve ballı hardalı karıştırıp salatanın üzerine gezdirin.
Afiyet olsun.



 

15 Nisan 2020 Çarşamba

Kinoalı Köfte


Sebze, tahıl ve bakliyatlar ile köfte yapmaya et yemeyi bıraktıktan sonra ağırlık verdim. Daha önceleri en fazla mercimekli köfte, patates köftesi ve etsiz çiğ köfte yapıyordum. Artık çok çeşitli köfteler yapıyorum.
  • Temel olarak haşlanmış bakliyat, kinoa, greçka ile istediğim sebze, peynir ve baharatların karışımı şeklinde hazırlıyorum. O yüzden çeşitlilik yaratmak çok kolay.
  • Bu tarife Yiğit istediği için 1 tatlı kaşığı tane hardal ekledim. Hardal sevmeyenler için sert bir tat olabilir, tarife yazmadım.
  • Evde varsa taze soğan ve maydanozu mutlaka koyuyorum, yoksa kurutulmuş da kullanılabilir.
  • Bu tarz köfteleri fırında kızartmayı tercih ediyorum, az yağda kızartabilirsiniz.
  • Yumurta ve galeta ununa bulayıp kızartabilirsiniz. Ekstra kalori vereceği için tercih etmiyorum.
  • Kinoayı haşlamadan önce çok iyi yıkamalısınız. İyi yıkanmadığı zaman yapısında yer alan saponin acı bir tat veriyor. Tel süzgecin içinde suda bekletiyorum, suyu süzüp yıkıyorum. Bu işlemi 3 kez yapıyorum daha sonra haşlıyorum.
  • Kinoa haşlarken 2 katı su içinde haşlamanız yeterli oluyor. (1 su bardağı kinoayı 2 su bardağı su ile)
  • Köfteleri hazırlayınca tepsiye dizip derin dondurucuda en az yarım saat bekletiyorum.
  • Tarif yumurta içeriyor ama ben vegan bir tarif istiyorum derseniz yumurta yerine çeşitli bağlayıcılar kullanabilirsiniz. Yumurta ikameleri aquafaba (baklagillerin özellikle nohutun pişirilmesinden sonra kalan sıvı), elma püresi, muz püresi, bitkisel yoğurt, keten tohumu/chia (suda bekletilerek jelleşmiş halleri) olabilir.



Kinoalı Köfte (20 adet)

Yarım su bardağı kinoa
1 küçük soğan ya da 3-4 dal taze soğan
7-8 dal maydanoz
2 diş sarımsak
1 yumurta
2 çay bardağı ekmek içi / galeta
1 çay bardağı kaşar rendesi
tuz, karabiber, zerdeçal, pul biber




  • Kinoayı haşlayıp, süzün. Soğumaya bırakın.
  • Tüm malzemeleri karıştırıp yoğurun.
  • Elinize ceviz büyüklüğünde parçalar alıp köfte şekli verin. Bir tepsiye dizip derin dondurucuda en az yarım saat bekletin.
  • Köfteleri 180 dereceye ısıtılmış fırında, yağlı kağıt üzerinde kızartın.
Afiyet olsun.


Pesto soslu makarnanın yanına çok yakıştı 😊

2 Mayıs 2019 Perşembe

Sebzeli Sulu Köfte


Sıkışık zamanlarda beni kurtaran, başlı başına öğün sayılan Sebzeli Sulu Köfte tarifini de bloga eklemeliydim. Aslında 2007 yılında yayınladığım Terbiyeli Ekşili Köfte tarifinin farklı bir versiyonu. Yiğit sebzeli olanı daha çok sevdiği için bu da blogda ulaşılabilir olsun. Tarif elbette annemden bana gelen, ondan öğrendiğim, geleneksel mutfağın lezzetlerinden birisi.

Sebzeleri tek tek haşlamak zor olduğunda hazır, konserve garnitür de kullanılabilir.

Sebzeli Sulu Köfte

Köfte 

300 g. kıyma
1 orta boy soğan rendesi
1 yumurtanın akı
1 çay bardağı haşlanmış pirinç
Tuz, karabiber
İnce kıyılmış maydanoz

Ayrıca 2-3 kaşık un

Sebzeler

1 havuç 
1 patates 
1 su bardağı bezelye

Terbiye

1 yumurtanın sarısı
½ limon suyu
1 su bardağı su

Haşlamak için 1-1,5 litre su

  • Patates ve havucu küp küp doğrayın.Sebzeleri (patates, havuç, bezelye) suyun içine alıp haşlayın.
  • Köfteyi (un hariç) yoğurun. Fındık büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlayın. Bir tepsiye unu alın, köfteleri  koyup her tarafına un bulaşacak şekilde sallayın.
  • Sebzelerin pişmesine yakın köfteleri ekleyip pişirin. 
  • Pişen köftelerin üzerine terbiye malzemeleri karıştırıp dökün, kısık ateşte birkaç dakika daha pişirin.

Afiyet olsun.

30 Aralık 2018 Pazar

Marine Kırmızı Soğan


2018'in son tariflerinden birisi de Marine Kırmızı Soğan. Bu tarif bana ait değil ama instagram paylaşımlarımda çok popüler oldu. Dneyen tüm arkadaşlarım çok beğendi. Hatta sayfamda öne çıkan hikayelerde kendine ait bir yeri oldu :)

Soğanın, sirkenin, zeytinyağının başlı başına bağışıklık sistemi, sağlığımız üzerine olumlu etkileri var. Bir araya gelince bu etki combo yapıyor ve katlanıyor.

Soğan yağ içinde dinlendiği için yumuşuyor mideyi rahatsız etmiyor ve etken maddeler de yağa geçiyor.

Bu paylaşımdaki fotoğrafları da instagram paylaşımlarından seçtim.


Benim oğlum soğan ve sarımsak delisi olduğu için özellikle kışın her ikisine de çok yükleniyorum. Marine kırmızı soğanın yağına ev yapımı, mis gibi bir ekmeği bandırmak yok mu, yeme de yanın da yat misali :)

Kullandığım sirke ev yapımı, fermente, pastörize edilmemiş elma sirkesi. Benim sirke tercihim Fermente Mutfağım ve Fermante Sirke


Marine Soğan

1 adet kırmızı soğan
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
2 yemek kaşığı elma sirkesi
1 tutam tuz
1 çay kaşığı kekik
  • Soğanı piyazlık doğrayın. Diğer malzemeleri ekleyip karıştırın.
  • Cam bir kap içinde ağzı kapalı olarak oda sıcaklığında en az 3-4 saat bekletin.
  • Oda sıcaklığında bir gün bekletebilirsiniz. 

Altın Karışım


İki sene önce hayatıma giren ve son bir senedir düzenli tükettiğim altın karışım diye adlandırılan, muhteşem bir iksirden söz etmeliyim. Bu karışım ve marine kırmızı soğan tarifim instagrama 2018 yılında damgasını vurdu (elbette beni takip eden sevgili arkadaşlarım arasında :)) Bende 2018 yılının son tarifleri olarak ikisini ekliyorum.

Bu paylaşımdaki tüm fotoğrafları instagram hikayelerde paylaştığım şekilde ekliyorum. Bu paylaşımlar altın iksiri ne şekilde kullandığım hakkında da bir fikir verebilir.



Zerdeçalın faydaları biliniyor ve bir çok bilimsel çalışmayla da desteklenmiş durumda. Özellikle Prof.Dr. Erkan Topuz Hoca'nın da tüketilmesini önerdiği bir baharat. Karabiber ile bir arada kullanıldığında etkisi katlanıyor.

Benim bağışıklığımı desteklediğini birebir yaşayarak gördüm. Özellikle kefirle tükettiğim için astım ataklarım azaldı, neredeyse hiç hasta olmuyorum.


Ölçüleri yine instagramda takip ettiğim Gıda mühendisi Erdem Öner'in verdiği şekilde yapıyorum. Kendisini takip etmenizi şiddetle öneriyorum. Kafanızdaki gıdalarla ilgili bir çok soruya paylaşımlarında cevap bulabilirsiniz.

Her gün 1-2 tatlı kaşığı ölçüsünde mutlaka kullanıyorum. Genellikle kahvaltıda 1 bardak kefire ilave etmeyi tercih ediyorum. Bazen de kemik jölesine ilave ederek tüketiyorum. Bunun dışında mutlaka çorbalara ilave ediyorum. Beslenme tarzınıza göre alışkanlığınızı oluşturabilirsiniz.

Haftalık olarak karışımı hazırlıyorum. Mutfak masasında baharatların yanında her an elimin altında duruyor.

Elbette baharatlar taze, kaliteli ve güvenilir yerlerden temin edilmiş olmalı.



Altın Karışım

3 tatlı kaşığı toz zerdeçal
1 tatlı kaşığı toz karabiber
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
  • Hepsini karıştırıp ağzı kapalı cam bir kasede saklayın.
  • Tüketmeden önce iyice karıştırıp homojen hale getirin.

22 Aralık 2018 Cumartesi

Zencefilli Pekmezli Kurabiye


Hoşçakal 2018

2018 bitmeden son 15 gün için kendime hedefler koydum ve instagram hikayelerde de paylaştım. Kendim için yaptığım bir challenge listesiydi aslında. Neler var derseniz yarım kitabımı bitirmek, 2019 yaratım panosu hazırlamak, zencefilli kurabiye pişirmek, 3 gün detoks yapmak, 2018'i gözden geçirip yazarak vedalaşmak gibi bir çok madde var.

Zencefilli kurabiye pişirmeyi zaten istiyordum. Bu bahane ile eski yeni yıl kurabiyesi tarifim yerine, şimdiki yaşam tarzımıza daha uygun şekersiz bir tarif yapmak istedim. Böylece hem şekersiz hem de tereyağsız bir tarif oldu. Tereyağsız kurabiye olmaz ön yargısından da uzaklaşıyorum iyice.

*** Unu 3 su bardağı ekledim. Unu yavaş yavaş karıştırarak ekleyin mutlaka, una göre miktar değişebilir.


Zencefilli Pekmezli Tarçınlı Kurabiye

1 yumurta
Yarım çay bardağı zeytinyağı
2 çay bardağı pekmez
1 yemek kaşığı su
1 paket (5 gram) karbonat (yaklaşık 1 tatlı kaşığı)
1 tutam tuz
2 tatlı kaşığı toz zencefil
1 tatlı kaşığı toz tarçın
3 su bardağı un

  • Zeytinyağı ve yumurtayı çırpın. Pekmezi ekleyip çırpın.
  • Un hariç diğer malzemeleri ekleyip karıştırın.
  • Unu yavaş yavaş eklerken karıştırın. Hamur şekil alacak kıvama gelince 10 dakika dinlendirin.
  • Çok az un serpilmiş tezgahta hamuru 1-2 cm kalınlığında açıp kalıp ile şekillendirin.
  • İsterseniz üzerine toz şeker serpebilirsiniz. Ben yarısına  serptim yarısını sade yaptım. 
  • Yağlı kağıt serilmiş tepside 170 dereceye ısıtılmış fırında 10 dakika pişirin.
Afiyet olsun.

9 Mayıs 2018 Çarşamba

Glutensiz Karaorman Keki


Ara sıra glutensiz tatlılar yapıyorum ama bu sefer ilk kez hazır glutensiz un kullandım. Unun markası enerBio ve Rossmann'dan aldım. Rossmann'a sıklıkla doğal, temiz içerikli deterjan ve kozmetik alışverişi için gidiyorum. Gıda ürünlerinde de organik, glutensiz ürünleri bulabiliyorum.



Bizim gluten alerjimiz yok ama ara sıra glutensiz tarifleri yapıyorum. Sonuçta glutenin zararları biliniyor artık.
Karaorman kekinin beyaz unla yapılmış tarifini de ANNE KEDİ'de bulabilirsiniz.
* Tarifte "cup" ölçüsü kullandım. 210-220 ml civarı orta boy su bardağı kullanabilirsiniz.

Glutensiz Karaorman Keki

3 yumurta
1 cup şeker
1 cup süt
1/2 cup kakao
1 cup su
500 gram glutensiz un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1/2 cup damla çikolata
1 cup vişne


  • Yumurta ve şekeri çırpın. Süt ve kakaoyu ekleyip çırpın. Suyu ekleyip çırpın. 
  • Un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip çırpın.
  • Damla çikolatayı ekleyip çırpın. Kek karışımını yuvarlak veya büyük kare borcam tepsiye dökün.
  • Kekin üzerine ayıklanmış vişneyi dizin.
  • 170 dereceye ısıtılmış fırında pişirin.
Afiyet olsun.


17 Mart 2018 Cumartesi

Kemik Jölesi


Çocukluğumuzda kemiklerimiz güçlü olsun diye annem sık sık paça çorbası içirirdi ya da hasta olduğumuzda aklımıza ilk gelen tavuk/et suyuna çorba yapmak olurdu. Geleneksel olarak Türk mutfağı sağlıklı yaşamı destekliyor ama bizler hızlı yaşam içinde alışkanlıklarımızı kaybediyoruz. Sonuçta da sağlığımızı, enerjimizi, mutluluğumuzu kaybediyoruz. Son yıllarda daha fazla okuyup araştırdıkça var olan rahatsızlıklarımızı beslenme tarzımızı değiştirerek iyileştirebileceğimizi fark ettik. Sosyal medyanın gücü, İnternet sayesinde bir çok bilgiye ulaşabilmemiz işimizi kolaylaştırıyor.

Sağlıklı yaşam için bir çok blog, sayfa takip ediyorum ve her zaman da aldığım bilgiler için kendilerinden bahsediyorum. Örneğin Fermente Mutfağım, pinoeatshealthy, instagramda alternatif tıp terapisti Ferah Şıvga

Kemik jölesi için bir çok kaynak ve bu sayfaları çok dikkatli okudum, araştırdım. Benim temel beslenmem vejetaryen, çok nadir hayvansal ürün tüketiyorum. Her zaman alternatifini kullanmaya çalışıyorum. O yüzden kemik jölesi benim için soru işaretiydi ama var olan alerji ve otoimmun hastalıklar için bağırsak geçirgenliğini azaltmada en etkili gıdalardan biriydi. Sonuçta et yemiyorum ama kemik jölesi tüketiyorum. 

Kemik Jölesini Nasıl Tüketiyorum?

En sık iki şekilde:
  • Her türlü çorba, pilav, yemeğe ekleyerek
  • 200 ml kadar jöleyi ılıtıp içine limon sıkarak (genellikle zerdeçal karabiber karışımı da ekliyorum) Kollajen ve C vitaminini bir arada almak öneriliyor, mutlaka limon sıkın, ayrıca içimi de güzel oluyor.

Kemik jölesi kollajen kaynağı. Kollajen, insan vücudunun destek dokusudur ve esas olarak vücut çatısının desteklenmesinden sorumludur, yani iskelet kası, kasları kemiklere bağlayan kirişler ve kemiğin matriksi kollajenin farklı formlarından oluşur. Buna karşılık damarların cidarı, kalp, iç organların destek dokusu da kollajenden meydana gelir. 

Kollajen suda kolay çözünen bir özellik göstermez, biz kollajeni daha çok yemeğin suyuna geçtiğinde fark ederiz. Kollajen yemeğin pişme süresini belirler, çünkü dokunun içinden süzülüp yemeğin suyuna geçmesi uzun sürer. Yani yemeğin pişme süresini belirleyen şey kollajenin çözülüp suya geçmesidir. İlikli kemik etten çok kas kirişi ve kemik içerdiğinden çok fazla kollajen açığa çıkar, ama tencere soğuduğunda kollajen çözünürlüğünü yitirir, donar, jel oluşturur. İşte buna jöle adı verilir, son derece besleyicidir. 

İnsan vücudu kendine tamamen yeterli değildir. Proteinleri oluşturan amino asitlerin sekizini (esansiyel olanlar) dışarıdan almak zorundadır. Aynı şey bazı yağlar ve vitaminler için de gereklidir. Bu alınanların bir kısmı enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılsalar da, önemli bir kısmı binanın  tadilatında kullanılır. Siz hiç yaralanmasanız, hiç spor yapmasanız, hatta kendinizi hiç yormasanız bile vücudun bir “dönüşümü”, yani “turn-over”ı bulunmaktadır, eskisi yıkılarak yerine yenisi konur. O nedenle dışarıdan alınması gerekenlerin düzenli alınması özellikle büyüme çağındaki çocuklar, hamileler ve emzirme döneminde “fazlasıyla” zorunludur. (yavuzdizdar.com)

Kemik jölesinin faydaları hakkında çok bilgi bulabilirsiniz. (Fermente Mutfağımpinoeatshealthy,) Aşağıda yazılanlardan yararlanabilmek için kemik jölesi sağlıklı kemiklerden hazırlanmalıdır. Mümkünse bildiğiniz kasaptan doğal beslenmiş (hormon, antibiyotik yüklenmemiş) hayvanların ilikli kemiklerini alın. Bunun Türkiye koşullarında artık çok zor olduğunun farkındayım ve benim de en çok sıkıntı duyduğum konu bu. Kendinize güvenebileceğiniz, sürekli alışveriş yapabileceğiniz, yerli besiden ürün satan kasap bulmanız en doğrusu. Yoksa sağlık için bir şeyler yapalım derken bir çok hastalık, kimyasal toksik maddeye maruz kalabiliriz.

Kemik jölesinin faydaları:

  • Bağırsak geçirgenliğini azaltır. Kemik suyundaki kollajen sızıntılı bağırsağı iyileştirir. Sindirim sistemi mukozasına ve besinlerin sindirilmesine yardımcı olur. Yeterince parçalanmamış proteinlerin kana geçmesini engellemiş olur. Böylece onlarca otoimmun hastalıklık, depresyon, kanser, diyabet gibi sayısız hastalığı hem tedavi edip korur.
  • Kemik oluşumu, büyümesi ve tamiratını içeriğindeki kalsiyum,magnezyum ve fosfor ile destekler. 
  • İçeriğinde antiinflamatuar aminoasitler, glisin ve proline çok yüksektir.
  • icerigindeki arginine bagisikligi ve yara iyilesmesini, buyume hormonu salgilanmasini, karaciger hucre yenilenmesini ve erkeklerde sperm olusumunu destekliyor.
  • icerigindeki glycine kas yıkımını engeller, safra tuzu ve glutatyon üretimini destekler, antioksidan görevi görür ve uykuyu iyileştiren bir nörotransmitter olarak calışır, hafızayı güçlendirir.
  • icerigindeki proline cildi doldurur, selulitleri azaltır.
  • icerigindeki glutamin bağırsağı korur.
  • Grip ve benzeri soğuk algınlığı enfeksiyonlarıyla savaşır. Bağışıklığı güçlendirir.
  • Eklem ağrısı ve iltihabı önler. İçeriğindeki glukozamin, kolajen dokuların artmasını büyümesini teşvik eder.
  • Cilt, saç ve tırnak sağlığında etkilidir.Selülitlere iyi gelir, cildin yaşlanmasını geciktirir.
  • midedeki asit refluyu tedavi eder.
  • Vücudun asit tamponlamasında kullandığı kalsiyum ve magnezyumu bol miktarda içerir.
  • Kemik suyu içerisindeki glucosamine eklem sağlığı için son derece faydalıdır ayrıca içeriğindeki chondroitin sulfate osteoartriti engeller.
  • Kemiklerden suya sızan fosfor, kalsiyum ve magnezyum  kemikleri güçlendirir.
  • Kemik suyunu düzenli içen herkesin hemfikir olduğu iki şey enerji verdigği ve uzun süre tok tuttuğudur.
Kemik Jölesi Yapımı

Koyun ve dana ilikli kemik ve eklem uçları (istediğiniz miktar)
İçme suyu (miktarı kemik kadar olacak)
Ev yapımı, doğal elma sirkesi (2 yemek kaşığı)

  • Kemikleri derin bir tencereye alıp üzerini örtecek kadar su koyun. Soğukta (buzdolabında) bir gece bekletin. Suya kemiklerin kanı geçecek, bunu dökün. Bu işlemi yaparsanız kaynatıp suyu dökmenize ya da üzerinden köpük toplamanıza gerek kalmayacak.
  • Ben ısıyı koruduğu ve hızlı ısınıp soğumadığı için döküm tencere kullanıyorum. Derin herhangi bir tencere kullanabilirsiniz.
  • Tencereye kemikleri alın. Üzerine kemik miktarı kadar içme suyu koyun, elma sirkesini ekleyip tencerenin kapağını kapatın. İlk önce yüksek ayarda hızla ısıtın ancak kaynamasına izin vermeyin. Sonra ocağın altını kısın. Hafif hafif kaynama olacak şekilde (fokurdamadan, minik baloncuklar çıkacak şekilde) ısıyı sabit tutun.
  • Bu şekilde en az 6-8 saat ağzı kapalı olarak pişirin. Ne kadar uzun pişirirseniz kollajen o kadar çok suya geçecektir. Ne kadar çok kollajen o kadar çok fayda demektir ancak 10 saatten fazla pişirmek alerjik maddeler de  suya geçeceği için önerilmiyor.
  • Süre sonunda oda sıcaklığına gelene kadar bekletin. Derin cam kaba süzgeçten geçirerek alın. Kemikleri ayırın. (Kemikleri sokakta beslediğimiz kedi ve köpeklere veriyorum)
  • Soğuyan kemik suyunu buzdolabına kaldırıp bir gece bekletin.
  • Ertesi gün buzdolabından çıkarıp üzerinde oluşan yağı atın. (yağı kullanabilirsiniz ancak doğal beslenmemiş hayvanların yağında ağır metal, hormon, antibiyotik gibi toksik maddelerin biriktiği saptandığı için önerilmiyor. Eğer hayvanın beslenmesinden eminseniz kullanabilirsiniz) 

  • Yağın atından çıkan jöle buzdolabında 4 gün, buzlukta 3 ay bekleyebilir. Tercihen bir kısmını ayırıyorum hemen çorba yapıyorum. Kalanı küçük kaselere bölerek donduruyorum.

Afiyet olsun.

yavuzdizdar.com
fermentemutfagim.com
https://pinoeatshealthy.wordpress.com

3 Şubat 2018 Cumartesi

Her Derde Deva Hindistan Cevizi Yağı


Doğanın İnsana Verdiği Mucize

Hayatımıza girmesi öyle çok uzun zaman olmadı. Yakın zamana kadar rendesini bilirdik, sonra ithal meyvelerden ilk hayatımıza girenlerden biri oldu. Merak edip aldık pek öyle aman aman bir şeye de benzetemedik. Filmlerde ve özellikle yabancı tariflerde, uzak doğu mutfağında sık sık karşımıza çıkar oldu ve bugün hayatımızı istila etti. İstila etti diyorum çünkü benim bu meyvenin yağını, suyunu, sütünü bulaştırmadığım bir yer yok ! Evdeki ergen biraz isyanda, hindistan cevizi yağı lafını duymak istemiyormuş. Ne yapabilirim o kadar faydalı ki, doğal beslenme yaşama çabası olan, kozmetiklere mesafeli duran, çeşitli alerjileri olan birisi için bir mucize.

Hindistan cevizi suyu ve sütünü yemeklerde ve içeceklerde kullanıyorum. Onlar için ayrı tarifler yazarım ama bugün konum hindistan cevizi yağı. Yağın yemeklerde kullanımını burada yazmadım, daha sonra tariflerde bahsederim.

Google'da araştırırsanız yağın faydalarını bulabilirsiniz, kısaca bahsedelim yine de. İçeriğindeki sağlıklı yağlar mükemmel enerji kaynağıdır, yağ olarak depolanmaz ve sindirimi kolaydır. Bununla ilgili şimdiye kadar bir çok çalışma yapılmış. Beyin, kalp, karaciğer, sindirim sistemi, cilt ve bağışıklık sistemi için faydalı. Bir çok cilt ve bağışıklık sistemi hastalıklarında kullanılıyor.

Ben neler yapıyorum bu yağ ile? Bir çok sebeple kozmetik ürünlerimi bitkisel, doğal, vegan ve cruelty free ürünlerden seçerim. Hindistan cevizi yağı kullanmaya başlamam ile bir çok kozmetik ürünü bıraktım bile. Kullanım alanlarımı görünce evde mutfakta, banyoda, yatak odamda hindistan cevizi yağı olduğunu fark edeceksiniz. Mümkünse organik olanı seçmeye çalışıyorum, bazen bulduğumu alıyorum. Yağı pahalı bulanlar olabilir ama eskiye göre çok çeşitli marka ve fiyat bulabilirsiniz. Bir de hayatımızdan çıkan kozmetik ürünleri düşününce pahalı gelmeyecektir.

** Hindistan cevizi yağının erime noktası 24 derece, kışın özellikle katı haldedir, ortam ısısının artmasıyla sıvılaşır. Katı halini elinize aldığınızda erimeye başlar.

  • Saç Bakım Yağı: Haftada bir kez saçlarım kuruyken sürüp topluyorum. 3-4 saat bekletiyorum. Özellikle hafta sonu iş yaparken, mutfaktayken yapıyorum ki mümkün olduğunca uzun kalsın. Kuru ve boyalı saçlar için iyi bir besleyici maske görevi görüyor. Daha sonra her zamanki gibi yıkıyorum.
  • Peeling: Küçük bir kasede 1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı ile 1 tatlı kaşığı türk kahvesini karıştırıyorum. Kıvamı sürülebilir şekilde olacak, miktarı arttırabilirsiniz. Haftada bir iki kez duşta yüz ve vücut peelingi olarak kullanılabilir.
  • Ter ve koku önleyici: Deodorant ya da roll on demek istemedim çünkü tamamen farklı, basit ve işe yarar. Bu tarifi bir çok çok blogda görebilirsiniz, ben en basit halini yapıyorum. Çok terleyen birisi değilim, diğer roll on ya da deodorantlardan farkını görmedim. Ter ve koku sorunu yaşayanların da deneyimleri var, denemek lazım. Burada en çok korkulan konu tüylenme artışına neden olması. Hindistan cevizi yağının argan yağı / badem yağı gibi kıl kökü güçlendirici etkisi bilinmiyor. Kendi deneyimim de olmadığı yönünde ama kişiye göre değişim olabilir.
  • Derin bir kasede hindistan cevizi yağı ve karbonatı bulamaç haline getirene kadar karıştırıyorum. Ölçü göz kararı, yine sürülebilir olmalı. Evdeki eski krem kutularına ya da uygun kapaklı bir kutuya / şişeye alıyorum ve diğer deodorantları ne sıklıkla kullanıyorsam aynı şekilde sürüyorum. Parmağımın ucuyla minik bir dokunuş yeterli oluyor.
  •  Makyaj Temizleyici: Bir parça pamuğa yağı döküp cildinizi silin, durulama bile gerektirmez. 
  • Cilt Nemlendirici: Temel kullanımım vücut yağı olarak, her mevsimde. Kışın kuruyan cildim için, yazın güneş ve deniz sonrası destek olarak. Her zaman duştan sonra nemlendirici olarak, gerektiğinde masaj yağı olarak.
  • Tırnak Bakım Yağı: Tırnak ve tırnak kenarları için manikürde kullanıyorum. Daha önce bir sürü para verip tırnak yağı alırdım. (Sally Hansen vb) Hiç gereği yokmuş, yağı sürün yumuşatın, manikürü kendiniz yapın :)
  • Gece Bakım Yağı: Mucizevi gece bakım yağları var, hepsi çok güzel mis kokulu, gel beni al sür diyor. Aldım sürdüm, çok sevdim ama çok etkisini göremedim. O zaman bir de kendim deneyeyim istedim. Elimde hindistan cevizinden başka bir çok yağ var. Kendi cildimin ihtiyaçlarına göre belirleyip karışım hazırlıyorum. Kendinize göre oluşturmak çok kolay, sadece cildiniz ve yağları tanımak gerekiyor. Temel hindistan cevizi yağı elbette. Ben bir diğer mucizevi yağım, her yaz taze hazırladığımız kantaron yağını, tea tree oil ve melisa yağını seçtim. Bir dahaki sefere avakado yağı ve aynı sefa ile yapabilirim. Kesinlikle argan ve badem yağı kullanmam. Bu karışımı gece yatmadan önce gün aşırı kullanıyorum.
  • Oil Pulling (Ağızda Yağ Çekme): Gelelim en önemli konuya. eğer daha önce duymadıysanız bu konuyu araştırmanızı öneririm. Ben instagramda takip ettiğim @alternatiftipterapisti Ferah Şıvga'nın paylaşımlarından öğrendim. Kendisini takip etmenizi öneririm.


Oil pulling, ayurvedik bir yöntem. Sadece hindistan cevizi yağı ile yapılmıyor. Zeytin yağı, susam yağı, farklı yağ karışımları kullanılıyor. Hindistan cevizi yağı tadı ve kokusu ile benim için dayanabilir olduğu için kullanıyorum ve benim gibi kullanan da çok fazla.

Uygulaması:

Oil pulling, sabah kalkar kalkmaz, hiç bir şey yemeden içmeden, yağın ağız içinde ve dişlerin arasında 15-20 dakika kadar döndürülmesi şeklinde uygulanıyor. İlk başlarda bu süre çok uzun, özellikle öğürme refleksi olanlar için. Ben 2 dakikadan uzun yapamıyordum, zamanla bu süre uzadı ama hala 10 dakikaya ulaşamadım. İşlem sonunda yağ kesinlikle yutulmaz, atılır. Sonrasında ağzını su ile çalkalayıp dişlerinizi fırçalayabilirsiniz.

Yapmayın:

Yağı asla gargara yapmayın. Sadece ağız içinde döndürün. 
Yağın boğazınıza inmesine izin vermeyin. Ağzınızın içinde kalmalı.
Süreyi doldurduktan sonra yağı kesinlikle yutmayın, mutlaka tükürün.

Etkisi özellikle ağız ve diş sağlığına yöneliktir. Diş eti kanamalarına, diş lekelerine, tartara etkili, diş eti rengini düzeltme, damak tadını iyileştirme gibi etkilere sahiptir. Dil üzerinde pas oluşumunu zamanla yok ediyor.

Genellikle alerjik, sistemik, otoimmun rahatsızlıklara da etkisi söyleniyor. Tıbbi bilgi vermek istemiyorum merak ediyorsanız mutlaka araştırıp uygulayın.

Benim hindistan cevizi yağı kullanım şeklim bunlar. Daha çok farklı şekilde kullanılabilir. Örneğin diş macunu yapanlar çok fazla, henüz denedim. Şimdilik oil pulling yeterli geliyor.

Sizin farklı kullanım alanlarınız varsa paylaşırsanız sevinirim.