27 Mayıs 2018 Pazar

Tavuklu Fette


Fette, Arap mutfağına ait bir tarif ama benzer tarifler bizim mutfağımızda da yer alıyor. Bugün Yiğit için tavuklu yaptım ama benim tercihim patlıcanla (közlenmiş patlıcan ve kırmızı biber ile mükemmel oluyor) yapılanı. Ayrıca kuşbaşı etli, kıymalı da yapabilirsiniz.

Tabanda lavaş kullanmayı tercih ediyorum. Ramazan ayında bir gün önceden kalan pideyi doğrayarak kullanabilirsiniz ya da Silor tarifinde olduğu gibi yufkaları fırınlayıp kullanabilirsiniz. Hatta bayat ekmekle bile yapılabilir.

Aşağıda verdiğim ölçüler bizim gibi minik aileler için yeterli, miktarı arttırabilirsiniz. Ben küçük boy yuvarlak borcamda yapıyorum.

Lavaşları fırında kızartmayı tercih ediyorum ama tavada da kavurabilirsiniz.



Tavuklu Fette (3-4 kişilik)

Taban
6 adet küçük lavaş
Zeytinyağı
Tuz, karabiber, pul biber
1 çay kaşığı sarımsak kurusu ya da 1-2 diş ezilmiş sarımsak

Yoğurtlu Sos
2 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı tahin
1 çay kaşığı kimyon
(yoğurt kıvamlı ise yarım su bardağı su ilave edilebilir)

Tereyağlı Sos
1 yemek kaşığı tereyağ
1 çay kaşığı kırmızı toz biber

1 su bardağı haşlanmış nohut
Haşlanmış, didiklenmiş tavuk eti

  • Lavaşları küçük kareler şeklinde doğrayın. Yağ ve baharatlar ile harmanlayıp fırın tepsisine yayıp, fırında kızarana kadar 170-180 derecede pişirin.
  • Tavuk ve nohut ılık değilse fırında ısıtın. (Soğuk da kullanabilirsiniz ama ılık daha çok yakışıyor)
  • Yoğurt sosu için yoğurt, tahin, kimyonu karıştırın.
  • Tereyağlı sosu kırmızı toz biber ile hazırlayın.


  • Lavaşları servis tabağına alın. Üzerine tavuk ve nohutları yayın.
  • En üste yoğurtlu sosu yayın, üzerine tereyağlı sosu gezdirin.
  • Bekletmeden servis yapın.
Afiyet olsun.

9 Mayıs 2018 Çarşamba

Glutensiz Karaorman Keki


Ara sıra glutensiz tatlılar yapıyorum ama bu sefer ilk kez hazır glutensiz un kullandım. Unun markası enerBio ve Rossmann'dan aldım. Rossmann'a sıklıkla doğal, temiz içerikli deterjan ve kozmetik alışverişi için gidiyorum. Gıda ürünlerinde de organik, glutensiz ürünleri bulabiliyorum.

Bizim gluten alerjimiz yok ama ara sıra glutensiz tarifleri yapıyorum. Sonuçta glutenin zararları biliniyor artık.

Karaorman kekinin beyaz unla yapılmış tarifini de ANNE KEDİ'de bulabilirsiniz.

* Tarifte "cup" ölçüsü kullandım. 210-220 ml civarı orta boy su bardağı kullanabilirsiniz.



Glutensiz Karaorman Keki

3 yumurta
1 cup şeker
1 cup süt
1/2 cup kakao
1 cup su
500 gram glutensiz un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1/2 cup damla çikolata
1 cup vişne


  • Yumurta ve şekeri çırpın. Süt ve kakaoyu ekleyip çırpın. Suyu ekleyip çırpın. 
  • Un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip çırpın.
  • Damla çikolatayı ekleyip çırpın. Kek karışımını yuvarlak veya büyük kare borcam tepsiye dökün.
  • Kekin üzerine ayıklanmış vişneyi dizin.
  • 170 dereceye ısıtılmış fırında pişirin.
Afiyet olsun.



21 Nisan 2018 Cumartesi

Enginarlı Pilav


Enginar zamanı geçmeden enginarlı pilav tarifini paylaşmayı başardım. Blogda istediğim zamanda yeni tarif paylaşmak gittikçe zorlaşıyor. Facebook ANNE KEDİ sayfasını daha güncel tutmaya çalışıyorum, hiç olmazsa mutfakta geçirdiğim anlık zamanları, hızlı tarifleri paylaşabiliyorum. 

Enginarlı pilavı da bir pazar günü hem Facebook ANNE KEDİ sayfasında hem de instagram hesabımda paylaşmıştım ve ilgi çekmişti. Hatta hemen tarifi bloga yazıyorum demiştim ama tarifi yazmam 2 haftayı buldu ;)

Blogda yer alan zeytinyağlı enginar tarifinde enginarları nasıl soyup ayıkladığımı görebilirsiniz.

Blogda yer alan diğer enginarlı tarifler:

Enginarlı Pilav

4 adet enginar
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 yemek kaşığı kuş üzümü
1 su bardağı pirinç 
1 çay bardağı su
1,5 yemek kaşığı zytinyağı
Tuz, karabiber
1/2 demet dereotu
  • Taze enginarları ayıklayıp küp küp doğrayın.
  • Kuru soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında hafif kavurun. Doğranmış enginarları ekleyip 1-2 kez karıştırın. Dolmalık fıstık, kuş üzümü ve suyu ekleyip enginarlar yumuşayana kadar pişirin.
  • Yıkanmış, ıslatılmış pirinci yumuşayan enginarlara ekleyin. Tuz ve karabiberi ekleyip kısık ateşte pişirin.
  • Pilav pişince altını kapatın. Demlenirken üzerine kıyılmış dereotunu ekleyip karıştırın.
Afiyet olsun.

17 Mart 2018 Cumartesi

Kemik Jölesi


Çocukluğumuzda kemiklerimiz güçlü olsun diye annem sık sık paça çorbası içirirdi ya da hasta olduğumuzda aklımıza ilk gelen tavuk/et suyuna çorba yapmak olurdu. Geleneksel olarak Türk mutfağı sağlıklı yaşamı destekliyor ama bizler hızlı yaşam içinde alışkanlıklarımızı kaybediyoruz. Sonuçta da sağlığımızı, enerjimizi, mutluluğumuzu kaybediyoruz. Son yıllarda daha fazla okuyup araştırdıkça var olan rahatsızlıklarımızı beslenme tarzımızı değiştirerek iyileştirebileceğimizi fark ettik. Sosyal medyanın gücü, İnternet sayesinde bir çok bilgiye ulaşabilmemiz işimizi kolaylaştırıyor.

Sağlıklı yaşam için bir çok blog, sayfa takip ediyorum ve her zaman da aldığım bilgiler için kendilerinden bahsediyorum. Örneğin Fermente Mutfağım, pinoeatshealthy, instagramda alternatif tıp terapisti Ferah Şıvga

Kemik jölesi için bir çok kaynak ve bu sayfaları çok dikkatli okudum, araştırdım. Benim temel beslenmem vejetaryen, çok nadir hayvansal ürün tüketiyorum. Her zaman alternatifini kullanmaya çalışıyorum. O yüzden kemik jölesi benim için soru işaretiydi ama var olan alerji ve otoimmun hastalıklar için bağırsak geçirgenliğini azaltmada en etkili gıdalardan biriydi. Sonuçta et yemiyorum ama kemik jölesi tüketiyorum. 

Kemik Jölesini Nasıl Tüketiyorum?

En sık iki şekilde:
  • Her türlü çorba, pilav, yemeğe ekleyerek
  • 200 ml kadar jöleyi ılıtıp içine limon sıkarak (genellikle zerdeçal karabiber karışımı da ekliyorum) Kollajen ve C vitaminini bir arada almak öneriliyor, mutlaka limon sıkın, ayrıca içimi de güzel oluyor.


Kemik jölesi kollajen kaynağı. Kollajen, insan vücudunun destek dokusudur ve esas olarak vücut çatısının desteklenmesinden sorumludur, yani iskelet kası, kasları kemiklere bağlayan kirişler ve kemiğin matriksi kollajenin farklı formlarından oluşur. Buna karşılık damarların cidarı, kalp, iç organların destek dokusu da kollajenden meydana gelir. 

Kollajen suda kolay çözünen bir özellik göstermez, biz kollajeni daha çok yemeğin suyuna geçtiğinde fark ederiz. Kollajen yemeğin pişme süresini belirler, çünkü dokunun içinden süzülüp yemeğin suyuna geçmesi uzun sürer. Yani yemeğin pişme süresini belirleyen şey kollajenin çözülüp suya geçmesidir. İlikli kemik etten çok kas kirişi ve kemik içerdiğinden çok fazla kollajen açığa çıkar, ama tencere soğuduğunda kollajen çözünürlüğünü yitirir, donar, jel oluşturur. İşte buna jöle adı verilir, son derece besleyicidir. 

İnsan vücudu kendine tamamen yeterli değildir. Proteinleri oluşturan amino asitlerin sekizini (esansiyel olanlar) dışarıdan almak zorundadır. Aynı şey bazı yağlar ve vitaminler için de gereklidir. Bu alınanların bir kısmı enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılsalar da, önemli bir kısmı binanın  tadilatında kullanılır. Siz hiç yaralanmasanız, hiç spor yapmasanız, hatta kendinizi hiç yormasanız bile vücudun bir “dönüşümü”, yani “turn-over”ı bulunmaktadır, eskisi yıkılarak yerine yenisi konur. O nedenle dışarıdan alınması gerekenlerin düzenli alınması özellikle büyüme çağındaki çocuklar, hamileler ve emzirme döneminde “fazlasıyla” zorunludur. (yavuzdizdar.com)

Kemik jölesinin faydaları hakkında çok bilgi bulabilirsiniz. (Fermente Mutfağımpinoeatshealthy,) Aşağıda yazılanlardan yararlanabilmek için kemik jölesi sağlıklı kemiklerden hazırlanmalıdır. Mümkünse bildiğiniz kasaptan doğal beslenmiş (hormon, antibiyotik yüklenmemiş) hayvanların ilikli kemiklerini alın. Bunun Türkiye koşullarında artık çok zor olduğunun farkındayım ve benim de en çok sıkıntı duyduğum konu bu. Kendinize güvenebileceğiniz, sürekli alışveriş yapabileceğiniz, yerli besiden ürün satan kasap bulmanız en doğrusu. Yoksa sağlık için bir şeyler yapalım derken bir çok hastalık, kimyasal toksik maddeye maruz kalabiliriz.

Kemik jölesinin faydaları:

  • Bağırsak geçirgenliğini azaltır. Kemik suyundaki kollajen sızıntılı bağırsağı iyileştirir. Sindirim sistemi mukozasına ve besinlerin sindirilmesine yardımcı olur. Yeterince parçalanmamış proteinlerin kana geçmesini engellemiş olur. Böylece onlarca otoimmun hastalıklık, depresyon, kanser, diyabet gibi sayısız hastalığı hem tedavi edip korur.
  • Kemik oluşumu, büyümesi ve tamiratını içeriğindeki kalsiyum,magnezyum ve fosfor ile destekler. 
  • İçeriğinde antiinflamatuar aminoasitler, glisin ve proline çok yüksektir.
  • icerigindeki arginine bagisikligi ve yara iyilesmesini, buyume hormonu salgilanmasini, karaciger hucre yenilenmesini ve erkeklerde sperm olusumunu destekliyor.
  • icerigindeki glycine kas yıkımını engeller, safra tuzu ve glutatyon üretimini destekler, antioksidan görevi görür ve uykuyu iyileştiren bir nörotransmitter olarak calışır, hafızayı güçlendirir.
  • icerigindeki proline cildi doldurur, selulitleri azaltır.
  • icerigindeki glutamin bağırsağı korur.
  • Grip ve benzeri soğuk algınlığı enfeksiyonlarıyla savaşır. Bağışıklığı güçlendirir.
  • Eklem ağrısı ve iltihabı önler. İçeriğindeki glukozamin, kolajen dokuların artmasını büyümesini teşvik eder.
  • Cilt, saç ve tırnak sağlığında etkilidir.Selülitlere iyi gelir, cildin yaşlanmasını geciktirir.
  • midedeki asit refluyu tedavi eder.
  • Vücudun asit tamponlamasında kullandığı kalsiyum ve magnezyumu bol miktarda içerir.
  • Kemik suyu içerisindeki glucosamine eklem sağlığı için son derece faydalıdır ayrıca içeriğindeki chondroitin sulfate osteoartriti engeller.
  • Kemiklerden suya sızan fosfor, kalsiyum ve magnezyum  kemikleri güçlendirir.
  • Kemik suyunu düzenli içen herkesin hemfikir olduğu iki şey enerji verdigği ve uzun süre tok tuttuğudur.


Kemik Jölesi Yapımı

Koyun ve dana ilikli kemik ve eklem uçları (istediğiniz miktar)
İçme suyu (miktarı kemik kadar olacak)
Ev yapımı, doğal elma sirkesi (2 yemek kaşığı)



  • Kemikleri derin bir tencereye alıp üzerini örtecek kadar su koyun. Soğukta (buzdolabında) bir gece bekletin. Suya kemiklerin kanı geçecek, bunu dökün. Bu işlemi yaparsanız kaynatıp suyu dökmenize ya da üzerinden köpük toplamanıza gerek kalmayacak.

  • Ben ısıyı koruduğu ve hızlı ısınıp soğumadığı için döküm tencere kullanıyorum. Derin herhangi bir tencere kullanabilirsiniz.
  • Tencereye kemikleri alın. Üzerine kemik miktarı kadar içme suyu koyun, tencerenin kapağını kapatın. İlk önce yüksek ayarda hızla ısıtın ancak kaynamasına izin vermeyin. Sonra ocağın altını kısın. Hafif hafif kaynama olacak şekilde (fokurdamadan, minik baloncuklar çıkacak şekilde) ısıyı sabit tutun.

  • Bu şekilde en az 10 saat ağzı kapalı olarak pişirin. Ne kadar uzun pişirirseniz kollajen o kadar çok suya geçecektir. Ne kadar çok kollajen o kadar çok fayda demektir.
  • Süre sonunda oda sıcaklığına gelene kadar bekletin. Derin cam kaba süzgeçten geçirerek alın. Kemikleri ayırın. (Kemikleri sokakta beslediğimiz kedi ve köpeklere veriyorum)
  • Soğuyan kemik suyunu buzdolabına kaldırıp bir gece bekletin.

  • Ertesi gün buzdolabından çıkarıp üzerinde oluşan yağı atın. (yağı kullanabilirsiniz ancak doğal beslenmemiş hayvanların yağında ağır metal, hormon, antibiyotik gibi toksik maddelerin biriktiği saptandığı için önerilmiyor. Eğer hayvanın beslenmesinden eminseniz kullanabilirsiniz) 

  • Yağın atından çıkan jöle buzdolabında 4 gün, buzlukta 3 ay bekleyebilir. Tercihen bir kısmını ayırıyorum hemen çorba yapıyorum. Kalanı küçük kaselere bölerek donduruyorum.



Afiyet olsun.

yavuzdizdar.com
fermentemutfagim.com
https://pinoeatshealthy.wordpress.com

3 Şubat 2018 Cumartesi

Her Derde Deva Hindistan Cevizi Yağı


Doğanın İnsana Verdiği Mucize

Hayatımıza girmesi öyle çok uzun zaman olmadı. Yakın zamana kadar rendesini bilirdik, sonra ithal meyvelerden ilk hayatımıza girenlerden biri oldu. Merak edip aldık pek öyle aman aman bir şeye de benzetemedik. Filmlerde ve özellikle yabancı tariflerde, uzak doğu mutfağında sık sık karşımıza çıkar oldu ve bugün hayatımızı istila etti. İstila etti diyorum çünkü benim bu meyvenin yağını, suyunu, sütünü bulaştırmadığım bir yer yok ! Evdeki ergen biraz isyanda, hindistan cevizi yağı lafını duymak istemiyormuş. Ne yapabilirim o kadar faydalı ki, doğal beslenme yaşama çabası olan, kozmetiklere mesafeli duran, çeşitli alerjileri olan birisi için bir mucize.

Hindistan cevizi suyu ve sütünü yemeklerde ve içeceklerde kullanıyorum. Onlar için ayrı tarifler yazarım ama bugün konum hindistan cevizi yağı. Yağın yemeklerde kullanımını burada yazmadım, daha sonra tariflerde bahsederim.

Google'da araştırırsanız yağın faydalarını bulabilirsiniz, kısaca bahsedelim yine de. İçeriğindeki sağlıklı yağlar mükemmel enerji kaynağıdır, yağ olarak depolanmaz ve sindirimi kolaydır. Bununla ilgili şimdiye kadar bir çok çalışma yapılmış. Beyin, kalp, karaciğer, sindirim sistemi, cilt ve bağışıklık sistemi için faydalı. Bir çok cilt ve bağışıklık sistemi hastalıklarında kullanılıyor.

Ben neler yapıyorum bu yağ ile? Bir çok sebeple kozmetik ürünlerimi bitkisel, doğal, vegan ve cruelty free ürünlerden seçerim. Hindistan cevizi yağı kullanmaya başlamam ile bir çok kozmetik ürünü bıraktım bile. Kullanım alanlarımı görünce evde mutfakta, banyoda, yatak odamda hindistan cevizi yağı olduğunu fark edeceksiniz. Mümkünse organik olanı seçmeye çalışıyorum, bazen bulduğumu alıyorum. Yağı pahalı bulanlar olabilir ama eskiye göre çok çeşitli marka ve fiyat bulabilirsiniz. Bir de hayatımızdan çıkan kozmetik ürünleri düşününce pahalı gelmeyecektir.

** Hindistan cevizi yağının erime noktası 24 derece, kışın özellikle katı haldedir, ortam ısısının artmasıyla sıvılaşır. Katı halini elinize aldığınızda erimeye başlar.


  • Saç Bakım Yağı: Haftada bir kez saçlarım kuruyken sürüp topluyorum. 3-4 saat bekletiyorum. Özellikle hafta sonu iş yaparken, mutfaktayken yapıyorum ki mümkün olduğunca uzun kalsın. Kuru ve boyalı saçlar için iyi bir besleyici maske görevi görüyor. Daha sonra her zamanki gibi yıkıyorum.
  • Peeling: Küçük bir kasede 1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı ile 1 tatlı kaşığı türk kahvesini karıştırıyorum. Kıvamı sürülebilir şekilde olacak, miktarı arttırabilirsiniz. Haftada bir iki kez duşta yüz ve vücut peelingi olarak kullanılabilir.


  • Ter ve koku önleyici: Deodorant ya da roll on demek istemedim çünkü tamamen farklı, basit ve işe yarar. Bu tarifi bir çok çok blogda görebilirsiniz, ben en basit halini yapıyorum. Çok terleyen birisi değilim, diğer roll on ya da deodorantlardan farkını görmedim. Ter ve koku sorunu yaşayanların da deneyimleri var, denemek lazım. Burada en çok korkulan konu tüylenme artışına neden olması. Hindistan cevizi yağının argan yağı / badem yağı gibi kıl kökü güçlendirici etkisi bilinmiyor. Kendi deneyimim de olmadığı yönünde ama kişiye göre değişim olabilir.
  • Derin bir kasede hindistan cevizi yağı ve karbonatı bulamaç haline getirene kadar karıştırıyorum. Ölçü göz kararı, yine sürülebilir olmalı. Evdeki eski krem kutularına ya da uygun kapaklı bir kutuya / şişeye alıyorum ve diğer deodorantları ne sıklıkla kullanıyorsam aynı şekilde sürüyorum. Parmağımın ucuyla minik bir dokunuş yeterli oluyor.

 

  •  Makyaj Temizleyici: Bir parça pamuğa yağı döküp cildinizi silin, durulama bile gerektirmez. 
  • Cilt Nemlendirici: Temel kullanımım vücut yağı olarak, her mevsimde. Kışın kuruyan cildim için, yazın güneş ve deniz sonrası destek olarak. Her zaman duştan sonra nemlendirici olarak, gerektiğinde masaj yağı olarak.
  • Tırnak Bakım Yağı: Tırnak ve tırnak kenarları için manikürde kullanıyorum. Daha önce bir sürü para verip tırnak yağı alırdım. (Sally Hansen vb) Hiç gereği yokmuş, yağı sürün yumuşatın, manikürü kendiniz yapın :)
  • Gece Bakım Yağı: Mucizevi gece bakım yağları var, hepsi çok güzel mis kokulu, gel beni al sür diyor. Aldım sürdüm, çok sevdim ama çok etkisini göremedim. O zaman bir de kendim deneyeyim istedim. Elimde hindistan cevizinden başka bir çok yağ var. Kendi cildimin ihtiyaçlarına göre belirleyip karışım hazırlıyorum. Kendinize göre oluşturmak çok kolay, sadece cildiniz ve yağları tanımak gerekiyor. Temel hindistan cevizi yağı elbette. Ben bir diğer mucizevi yağım, her yaz taze hazırladığımız kantaron yağını, tea tree oil ve melisa yağını seçtim. Bir dahaki sefere avakado yağı ve aynı sefa ile yapabilirim. Kesinlikle argan ve badem yağı kullanmam. Bu karışımı gece yatmadan önce gün aşırı kullanıyorum.
  • Oil Pulling (Ağızda Yağ Çekme): Gelelim en önemli konuya. eğer daha önce duymadıysanız bu konuyu araştırmanızı öneririm. Ben instagramda takip ettiğim @alternatiftipterapisti Ferah Şıvga'nın paylaşımlarından öğrendim. Kendisini takip etmenizi öneririm.
 

Oil pulling, ayurvedik bir yöntem. Sadece hindistan cevizi yağı ile yapılmıyor. Zeytin yağı, susam yağı, farklı yağ karışımları kullanılıyor. Hindistan cevizi yağı tadı ve kokusu ile benim için dayanabilir olduğu için kullanıyorum ve benim gibi kullanan da çok fazla.

Uygulaması:

Oil pulling, sabah kalkar kalkmaz, hiç bir şey yemeden içmeden, yağın ağız içinde ve dişlerin arasında 15-20 dakika kadar döndürülmesi şeklinde uygulanıyor. İlk başlarda bu süre çok uzun, özellikle öğürme refleksi olanlar için. Ben 2 dakikadan uzun yapamıyordum, zamanla bu süre uzadı ama hala 10 dakikaya ulaşamadım. İşlem sonunda yağ kesinlikle yutulmaz, atılır. Sonrasında ağzını su ile çalkalayıp dişlerinizi fırçalayabilirsiniz.

Yapmayın:

Yağı asla gargara yapmayın. Sadece ağız içinde döndürün. 
Yağın boğazınıza inmesine izin vermeyin. Ağzınızın içinde kalmalı.
Süreyi doldurduktan sonra yağı kesinlikle yutmayın, mutlaka tükürün.

Etkisi özellikle ağız ve diş sağlığına yöneliktir. Diş eti kanamalarına, diş lekelerine, tartara etkili, diş eti rengini düzeltme, damak tadını iyileştirme gibi etkilere sahiptir. Dil üzerinde pas oluşumunu zamanla yok ediyor.

Genellikle alerjik, sistemik, otoimmun rahatsızlıklara da etkisi söyleniyor. Tıbbi bilgi vermek istemiyorum merak ediyorsanız mutlaka araştırıp uygulayın.



Benim hindistan cevizi yağı kullanım şeklim bunlar. Daha çok farklı şekilde kullanılabilir. Örneğin diş macunu yapanlar çok fazla, henüz denedim. Şimdilik oil pulling yeterli geliyor.

Sizin farklı kullanım alanlarınız varsa paylaşırsanız sevinirim.

2 Şubat 2018 Cuma

Fırında Zerdeçallı Karışık Sebze


Fırında pişirdiğim zerdeçallı sebzelerim fotoğrafta geri planda kalmış, çorba öne çıkmış ama olsun o da çok lezzetli ve sağlıklı. Ezogelin çorbanın tarifi blogda var, bu sefer bol kemik suyu ile pişirdim. En kısa zamanda kemik suyu yapılışını da eklemek istiyorum. Hatta bugün azalan stoğumu yenilemek için ilikli kemik aldım, hazırlama aşamalarını fotoğraflarım.

Fırın sebzeler benim her mevsim kurtarıcım. Mevsimin sebzeleri ile, bol baharatla pişiriyorum. Hafta içi akşam için ezogelin çorba ve karabuğdaylı bulgur pilavı ile harika bir menü oldu.


Bu sefer patates, havuç, brokoli, pancar, sarımsak ve arpacık soğan kullandım. Genellikle evde ne varsa içerik değişiyor. Bazen yer elması, kereviz, karnabahar oluyor. Patates, soğan ve sarımsak ise demirbaş, her zaman koyuyorum. Çeşitli ve bol sebze yemek için çok pratik bir tarif, biz çok seviyoruz.

Pancar diğer sebzelere göre daha zor pişiyor. Yumuşak olmasını istiyorsanız önceden biraz haşlayabilirsiniz ya da benim yaptığım gibi fırın kabı kullanmayıp, pişirme torbası tercih edebilirsiniz. Biz pancarı çiğ yemeye alıştığımız için sert kalması sorun olmuyor.

Sebze sosunda bol zerdeçal kullandım. Zerdeçalın faydasını, antiviral etkisini, kanser üzerine etkilerini duymayan kaldı mı? Zerdeçal konusunda da mini bir yazı hazırlamalı, buralara artık daha sık uğramalı o zaman.

Pişerken pancarın saldığı muhteşem renkli suyu ve diğer sebzelerle buluşmasına bayılıyorum.

Ölçüler 2 kişilik minik ailem için yeterli, siz artırabilirsiniz elbette :)

Baharat ve yağ miktarını da kendinize göre değiştirebilirsiniz. Zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar ve bol çeşitli baharat kullanmak gerekli.


Fırında Zerdeçallı Karışık Sebze 

1 orta boy patates
1 havuç
Yarım çiçek brokoli
1 küçük pancar
10 adet arpacık soğan
5 diş sarımsak
1/2 çay bardağı zeytinyağ
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı zerdeçal
  • Sebzeleri yıkayıp, soyun, iri parçalar halinde doğrayıp derin bir kaba alın. Soğan ve sarımsağı soyun, bütün olarak ekleyin.
  • Üzerine yağ ve baharatları ekleyip karıştırın.
  • Sebzeleri fırın kabına alıp 170 derecede yumuşayana kadar pişirin.
Afiyet olsun.

18 Haziran 2017 Pazar

Haşhaşlı Revani


Bayram yaklaşırken yeni bir tarif

Tarif yeni değil, çok bilinen ve paylaşılan bir tarif ama benim gibi şerbetli tatlılarla arası iyi olmayan birisi için yeni bir tarif sayılabilir. 

Anne Kedi'de geçen sene bayramda arkadaşım Vesile'nin Şambali tarifini paylaşmıştım, bu bayram için de yeni bir şerbetli tarif paylaşmış oluyorum. Bayram için tatlı tariflerine ulaşmak isterseniz Anne Kedi'nin Arşivi ve Tatlı Bölümü buralarda.

Haşhaşlı Revani

Keki için
3 adet yumurta
1 su bardağı haşhaş
1 su bardağı süt
1 su bardağı şeker
1 su bardağı irmik
1/2 su bardağı zeytinyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı un

Şerbeti için
1,5 su bardağı şeker
1,5 su bardağı su
3-4 damla limon suyu

Üzerine

1 paket krem şanti
200 ml süt

  • İlk olarak şerbeti hazırlayıp soğutun. Tencereye şeker ve suyu alın, kaynamaya başlayınca limon suyunu ilave edin, 10 dakika kaynatın.
  • Kek hamuru için karıştırma kabına yumurta ve şekeri alıp çırpın. Üzerine yağ ve sütü ekleyip çırpın. Haşhaş ve irmiği ekleyip tekrar çırpılır. Son olarak un, vanilya ve kabartma tozu ekleyip çırpın.
  • Hamuru yağlanmış bir büyük boy borcama dökün, 170 dereceye ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
  • Fırından çıkan haşhaşlı kekin üzerine soğumuş olan şerbeti dökün. Keki soğumaya bırakın.
  • Krem şantiyi 200 ml süt ile çırparah hazırlayın. Soğumuş kekin üzerine yayın.
  • Servis yaparken meyve veya toz antepfıstığı, fındık vb ile süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Kinoalı Bulgur / Yayla Gurme Fit



ANNE KEDİ’de yeni denediğim, beğendiğim ürünler ve malzemelerden mutlaka bahsediyorum. Bazı markalar var ki onların hemen her ürününden memnunum ve tariflerimde vazgeçilmezim oluyor.

Sağlıklı, dengeli, vegan beslenme söz konusu olduğunda bakliyatları daha çok kullanmaya başladım. Et, kıyma yerine sebze yemeklerine nohut, fasulye, kinoa eklemeyi tercih ediyorum. Bakliyat alışverişimde de önceliğim Yayla Bakliyat’ın ürünleri oluyor. Bu alışkanlığıma daha sonra Yayla Gurme Serisinin ürünlerini de ekledim. Chia, Kinoa, Greçka, Siyez Bulgur şimdiye kadar denediğim ürünler oldu.

En son, geçen Hafta Yayla Gurme Fit serisini deneme şansına kavuştum. Blogu takip edenler işlenmiş gıdalara karşı olduğumu, mümkün olduğunca kendim yapmaya çalıştığımı bilirler. Yayla Gurme Fit ürünleri katkı içermediği ve vegan olduğu için güvenle denedim. İnstagram hesabımda hikaye kısmında kinoalı bulgur pilavını adım adım paylaşmıştım.

Genellikle İnstagram'da ve ANNE KEDİ Facebook sayfasında anlık paylaşımlar yapıyorum ama her zaman bloga ekleyemiyorum. Bu sefer Yayla Gurme Fit Kinoalı Bulgur Pilavını ANNE KEDİ’ye de eklemek istedim, böylece denemek isteyenler için de bir fikir vermiş olurum.

* Paketin üzerindeki tarifi bire bir uyguladım sadece tereyağ kullanmadım. Tarife göre 3 yemek kaşığı sıvıyağ, 1 yemek kaşığı tereyağ kullanmalıydım ama 4 yemek kaşığı zeytinyağı kullanmayı tercih ettim.

* Pilavın lezzet ve kıvamını beğendim. Kurutulmuş domates oldukça yakışmış, tercihen farklı baharatlar eklenebilir.

* Yiğit’in tercihi her zaman pirinç pilavıdır, değişmez. Bulgur pilavı olduğunda sesini çıkarmaz fakat pirinç pilavı ile aynı iştahla yemez. Bu pilavı ise beğendi ve oldukça iyi dedi. Bu benim için iyi bir gösterge ve tercih sebebi 

* Kinoalı Bulgur Pilavını hazırlamam toplamda 20 dakika sürdü, hızlı ve doyurucu akşam yemekleri için Yayla Gurme Fit ürünleri tercih edilebilir.


Kinoalı Bulgur Pilavı / Yayla Gurme Fit (6-8 kişilik)
1 paket Yayla Gurme Fit Kinoalı Bulgur
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1,5 tatlı kaşığı tuz
4 su bardağı (800 ml) sıcak su
  • Tencereye 4 yemek kaşığı zeytinyağı koyup, ocağı orta ısıda açın.



  • Paketin tamamını tencereye boşaltın, 2 dakika orta ateşte kavurun ve 1,5 tatlı kaşığı tuz ekleyin.
  • Bulguru kavurduktan sonra 4 su bardağı (800 ml) sıcak su ekleyerek, 10 dakika suyunu çekene kadar orta-kısık ateşte pişirin.


  • 10 dakika dinlendirip, servis yapın.
Afiyet olsun.


4 Haziran 2017 Pazar

Glutensiz Kakaolu Muffin


Yeni beslenme düzeninde ara sıra glutensiz tarifler de yapıyorum. Bunların içinde en sık yaptığım kinoa unlu çikolatalı muffin. Tarifi instagram hesabımda paylaşmıştım, çok ilgi gördü, unutmadan ANNE KEDİ'de yerini alsın.
  • Glutensiz tariflerde kinoa unu kullanmayı tercih ediyorum. Kinoa ununda acı bir tat olabiliyor, o yüzden üretim tarihi yeni olan Dimyat marka unları tercih ediyorum.
  • Evde armut olduğu için armutlu yaptım ama vişne en çok yakışan meyve.
  • Kabartma tozu ve vanilya kullanmadım, eklenebilir.
  • Vişneli ve damla çikolatalı yaparsanız karaorman keki oluyor :) Onu tepside yapıyorum, paylaşırım.
  • Süt yerine su, yumurta yerine farklı bir bağlayıcı tercih ederseniz vegan bir tarif de oluyor :)


Glutensiz Kakaolu Muffin

1 cup kinoa unu
1/4 cup toz şeker
1/4 cup kakao
1/3 cup zeytinyağ
1/3 cup süt ya da su
1 yumurta
1 adet olgun muz
1 adet armut / elma / şeftali vb meyve



  • Muzu ezin, meyveyi küp küp doğrayın.
  • Muza yumurta ve yağı ekleyip çırpın. Süt, şeker, kakao ve unu ekleyip çırpın.
  • En son doğranmış meyveleri ekleyip karıştırın.
  • Muffin kağıtlarında / kalıbında 170 dereceye ısıtılmış fırında pişirin.
Afiyet olsun.


27 Mayıs 2017 Cumartesi

Fellah Köftesi


Niyetim işten gelince kısır yapmaktı ama ne ara aklıma düştü bilmiyorum, kendimi fellah köftesi yaparken buldum. Aslında bir gün üşenmeyip Analı Kızlı yapmak lazım ama bir hafta sonu olur belki :)

Et yemediğimiz dönemlerde bulguru daha çok kullanıyorum ve bu tarif tam o zamanlar için uygun. Hatta yumurta koymayarak (başka bir bağlayıcı tercih edebiliriz) vegan bir tarif bile olabilir.

Domatesler henüz istediğim gibi değil, bu yüzden bu tarifte domates püresi kullandığım zamanlar da oldu ya da kaldıysa kışlık domates püresi de kullanıyorum.

Fellah Köfte (2-3 kişilik)

Köftesi için:
1 su bardağı köftelik bulgur
1/2 su bardağı un
1 yumurta
1 çorba kaşığı salça
1 çay kaşığı tuz
1/2 su bardağı sıcak su

Domates sosu için:
5-6 domates ya da 1 kutu domates püresi
2 diş sarımsak
2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
Karabiber
Kırmızı biber
Tuz
Maydanoz

Haşlamak için:
1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı sirke
içme suyu

Yoğurt sosu için:
1 su bardağı yoğurt
1 diş sarımsak
Tuz

  • Bulguru sıcak su ile ıslatıp bekletin.
  • Şişen ve ılınan bulgura un, yumurta, salça ve tuz ilave edilerek yoğurun.
  • Minik toplar yapılıp parmakla bastırarak şekil verin. Un serpilmiş tepsiye köfteleri dizin.
  • Tencerede suyu kaynatın, tuz ve  sirke ekleyin ve köfteleri ekleyip haşlayın. 
  • Bu arada tavada 2 diş ezilmiş sarımsağı zeytinyağ ile kavurun, rendelenmiş domatesi ekleyip sos kıvamında pişirin, en son kıyılmış maydanoz ekleyin.
  • Haşlanan köfteleri sosun içine ekleyip 5 dakika sosun içinde pişirin. 
  • Sarımsaklı sos için ezilmiş sarımsak, tuz ve yoğurdu çırpın.
  • Servis yaparken köfteleri derin tabağa alın, üzerine yoğurt sosu gezdirin, bir tutam maydanoz ekleyin.
Afiyet olsun.



2 Mayıs 2017 Salı

yemek.com / yazmasam olmaz



Aklınıza gece gece bir şeyler pişirmek düştüyse, ne yapsam acaba derken, yemek tarifleri için sayfaları dolaşırken ağzının suyu aka aka izlediğin bir sayfa varsa çok şanslısın demektir :)



Benim yemek blogum olmasına, çeşit çeşit, farklı tarzda yemekler pişirmeme rağmen zaman zaman sıkıldığımı, farklı tarifler yapmak istediğimi bilmeyen kalmadı. Bu isteğime rağmen yoğun iş ve hayat temposu sürekli yeni denemeler yapmama izin vermiyor. Ben de çeşitli yemek tarifi bloglarını, sayfalarını takip ediyorum, beğendiklerimi yapıyorum ya da ilham alıyorum. Yemek.com'dan da ilham aldığım favori tariflerim var mesela. Üç malzemeli kurabiye, karnabahar köftesi, mug cake gibi. Tarifler ve içerikleri güvenilir, gözünüz kapalı yapabilirsiniz. Ben her tarifi kendime göre değiştirmeme rağmen hiç sorun yaşamadım.



Sayfada tarifler dışında severek okuduğum "Keşfet" bölümü var. "Ankara'nın Yeni Trendi Bülten Sokak'ta Mutlaka Ziyaret Etmeniz Gereken 10 Mekan" yazısı ilgimi çekmişti, şehrini seven bir Ankaralı olarak yeni açılan mekanları mutlaka takip ediyorum. Bu yazıda bahsedilen Kaktüs Smoothies & More sevdiğim yerlenden birisi ve daha önce ANNE KEDİ Facebook sayfamda da paylaşmıştım. Yine Pizza Il Forno, Sardunya ve Koala mutlu olduğum yerler. O yüzden yemek.com "Keşfet" bölümü çok kıymetli :))



Bir de pratik ve farklı bilgilerin olduğu "Öğren" kısmı var. Burada bildiğim şeyler olduğu gibi Yemlik otu, Hodan Otu ve Çiriş otu da bu sayfa sayesinde ilgimi çekmişti.



Son zamanlarda 5-6 Mayıs'ta İstanbul Uniq Açık Hava'da düzenlenecek olan Urban Picnic ile ilgili çok paylaşımları var. İstanbul'da olsam kaçırmazdım, katılacak lezzetleri görünce ağzımın suyu akıyor.

Bu arada iyi bir instagram kullanıcısıyım, çok sayfa takip ediyorum elbette. Çok beğendiğim kişisel bloglar da var yemek konusunda ama yaradılışımdan dolayı tek düzeliği sevmiyorum. Hep aynı formatta paylaşımlardan sıkılıyorum. Bu yüzden instagramda da yemek.com benim favorim.Yemek tarifi videolarını, eğlenceli paylaşımlarını ve yarışmalarını keyifle takip ediyorum, aklıma düşürdüğü tarifleri de yapıyorum. Özellikle sevimli paylaşımları, muhteşem görselleri, pratik bilgileri, ilham veren tarifleri ile keyifle takip ediyorum. İnstagram sayfalarında ara sıra yarışmalar da düzenleniyor, takibe almakta fayda var.




Youtube hesaplarından bahsetmesem olmaz. En eğlenceli yemek kanallarından birisi diyebilirim. Videolar çok başarılı, çekimler profesyonel. Tariflerin yanı sıra "Nasıl?" videoları (Leblebi Aslında Nasıl Yenir? gibi), Youtuberların gözleri kapalı şekilde yedikleri yemekleri tahmin ettikleri "Gözü Kapalı" videoları çok eğlenceli. Yemek.com Kafa Açıyor, Pazarın Nabzı, Sen Hangi Tarafsın kısımlarını sakın kaçırmayın ;)


21 Nisan 2017 Cuma

Köfteli Çorba


Çorbasız akşam olmaz !

Çorbanın her çeşidini seviyoruz, değişik çorbalar pişirmeyi seviyorum ama annemin çorbaları başka oluyor. Köfteli çorba da annemin tarifi ve Yiğit severek içiyor. O zaman ben de ara sıra bu çorbayı pişiriyorum.

Köfteli Çorba

200 g kıyma
1 dilim ufalanmış ekmek içi
tuz, karabiber

1 çay bardağı erişte
1 çay bardağı haşlanmış nohut
2 litre su
2 su bardağı yoğurt
1 çorba kaşığı un
1 yumurta


  • Bir kabın içerisine kıyma, ekmek içi, tuz ve karabiberi ekleyip yoğurun. Minik köfteler yapıp unlanmış bir tepsiye koyun. Tepsiyi sağa ve sola sallayarak köftelerin una bulanmasını sağlayın.
  • Tencere içerisine 2 litre suyu koyun ve kaynatın.
  • Su kaynayınca erişteleri ilave edin.
  • Erişteler yumuşamaya başlayınca köfte ve nohutu ekleyin.
  • Derin bir kasenin içine yumurta, un ve yoğurdu koyup iyice çırpın.
  • Yoğurtlu karışımı çorbaya yavaş yavaş ve karıştırarak ilave edin.
  • Tuz ve karabiber ilave edip 5 dakika daha kaynatın.
Afiyet olsun.

7 Nisan 2017 Cuma

Sosis Patates Kızartması


Çocuklu Evin Vazgeçilmezi !

Tamam, felsefem basit, doğal, sağlıklı mutfak ve yaşam ama kaçamaklar olmazsa hayatın neşesi de olmuyor. İpin ucunu kaçırmadan, illa ki evde, kontrol altında olursa sorun yok.... Evdeki çocuk ergen olana kadar böyle konuşmak kolaydı. Şimdi ne yediğini içtiğini kontrol edemiyorum, sadece bunca yıl doğru alışkanlıklar kazandırdığımı umut ediyorum sadece.

Çocukların favori ikilisi patates ve sosis kızartmasını ben Actifry ile hazırlıyorum. Bilmem bunun için tarif vermeye gerek var mı? Actifry ile patatesleri kızartırken son 5 dakikasında uçlarından çizilmiş parmak sosisleri ekliyorum. Aynı anda servise hazır oluyorlar. Yanında da vazgeçilmez olan ev yapımı ketçap ve hardal ile.

31 Mart 2017 Cuma

Lezzet Pasta Tarifleri



Son zamanlarda mutfakta kısıtlı zaman geçiriyorum ve genellikle eski, bildiğim, güvendiğim tarifleri uyguluyorum. Bir zamanlar sürekli yerli ve yabancı blogları takip eder, tarifleri kaydeder, zaman zaman beğendiklerimi denerdim. Şimdi hayatı daha mı yoğun yaşıyorum bilmiyorum ama Yiğit’in büyümesi, daha fazla koşuşturmamız olması, hafta sonları bile evde kalamamak, iş yoğunluğu derken yeni bir tarif denemek ve bloga eklemek mümkün olmuyor. Böyle olunca evin ergeni ara sıra “eskiden daha farklı yemekler, pastalar yapardın, şimdi yapmıyorsun” diye söylenmeye başladı.

Bu durumda hem anne hem de ANNE KEDİ olarak araştırmalara başlıyorum elbette. Ergenim okuldan dönünce ben gelip akşam yemeğini hazırlayana kadar mutlaka bir şeyler atıştırıyor. Genellikle börek, kek, pasta bazen de kuru/taze meyve tercih ediyor. Ben her ne kadar sağlıklı olsun, katkılı olmasın, şekeri, yağı filan diye endişe etsem de mutlaka pasta, kurabiye istiyor. Ben de madem bunları yiyecek hiç olmazsa ev yapımı olsun diye çabalıyorum. Sonunda ergenin talebini dikkate aldım, madem oğlum yeni bir şeyler denememi istiyor, yeni bir pasta tarifi araştırmak ve yapmak istedim. Takip ettiğim blogları gezdim, pinterestte kaydettiklerime baktım, arkadaşlarımdan aldığım yeni tariflere baktım, canım hiçbirini yapmak istemedi nedense.

Eskiden çeşitli yemek dergileri alır, onlardan da tarifler denerdim. Aklıma bu dergiler geldi sonunda. Şimdi bu dergilerin internet sayfaları var ve yine çok güzel tariflere ulaşabiliyorum. Benim sevdiğim dergilerden birisi Lezzet ve zaman zaman internet sitesinden tarifler deniyorum. Lezzet aklıma gelince, pasta tarifi için sitesine tıkladım elbette.

Çeşit çeşit pasta tarifinin arasında aklım çikolatalı rulo pasta, balkabaklı mozaik pasta ve kivili kümbet pastada kaldı ama ilk denemem çikolatalı rulo pasta oldu. Hem çok kolay hem de çok lezzetli oldu. Kreması beyaz çikolatalı, sadece krema ile karıştırıp çırpıyoruz. Keki ise yumuşacık, pofuduk ve kakaolu, tek kelime ile muhteşem oldu. Bir sonraki denemem de kekine çikolata da eklemeyi planlıyorum ;)

Bir sonraki paylaşımım bu pastanın tarifi ve fotoğrafları olacak. Beni beklemek istemezseniz Lezzet'in sayfasına tıklayabilirsiniz.

Şimdiden afiyet olsun.

15 Ocak 2017 Pazar

Meyveli Puding


Ülkemde yaşanan her şey o kadar yoruyor ki beni, hiç bir şey yapmak, paylaşmak istemiyorum. Evde mutfak zorunlu uğradığım, bir şeyler yapıp çıktığım bir alan haline geldi. Yine de kendimi umudumu kaybetmemek, iyi şeylerin olacağına, terörün, savaşın, acıların biteceğine inandırmak istiyorum. Dünyayı güzellikler kurtaracak değil mi?

Umudu kaybetmemek için herkesin kendince bir yolu vardır. Dua etmek, meditasyon yapmak, spor yapmak, konuşmak, okumak her neyse ona dört elle sarılın.

Meyveli pudingi, her ne kadar hazır paketli ürün kullanmak istemesem de, evde ne var ne yok karıştırdığım bir günde yaptım. İyi de oldu, sevilerek tüketildi. Bazen o zararlı, bu katkılı demeden iyi hissetmek yeterli oluyor.
  • Meyveleri mevsime göre değiştirebilirsiniz.
  • Hazır vanilyalı puding kullandım ama sevdiğiniz ev yapımı bir tarif varsa daha güzel olur.
  • Dr.Oetker Vanilyalı Puding 750 ml süt ile hazırlanıyor, meyveler sulanırsa diye 600 ml süt kullandım, kıvamı güzel oldu.
Meyveli Puding

1 paket Dr.Oetker Vanilyalı Puding
600 ml süt
5-6 adet pötibör bisküvi
1 şeftali
9-10 tane iri kırmızı üzüm
1 armut
  • Meyveleri küçük parçalar halinde doğrayın, bisküvileri kırın.
  • 600 ml süt ile pudingi hazırlayın. Puding pişince ara sıra karıştırarak ılınmasını sağlayın.
  • Ilınan pudinge meyveleri ve bisküviyi ekleyin. Kaselere dağıtın.
  • Buzdolabında 4-6 saat dinlendirin.
  • Servis yaparken üzerine hindistan cevizi serpin.
Afiyet olsun.



25 Aralık 2016 Pazar

Kaşık Dökmesi



Yine bir pazar kahvaltısı için yapıldı. Sanırım sadece pazar günleri uzun, keyifli kahvaltılar yapabildiğimiz için bu tür tarifler benim için daha kıymetli.

Cumartesi ve hafta içi her sabah, seremonili bir yataktan kalkma, hızlı kahvaltı ve servise yetişme telaşı içinde oluyoruz. Mutlaka Yiğit'in hafta içi de kahvaltısını çok iyi yapmasını istiyorum, zaten O da kesinlikle aç gitmez ;) Sabah 6'da kalkıp her ne istiyorsa hazırlıyorum ama hiçbiri pazar kahvaltısının yerini tutmuyor.

Tarif pankek hamuruna çok benziyor, süt yerine yoğurt var (Ben yine probiyotik yoğurt ile yaptım) hatta kefir ile de yapılabilir. Bir de tatlı değil, tuzlu sevenlere göre. 

Kaşık Dökmesi

1 su bardağı yoğurt (probiyotik)
2 yumurta
1 paket kabartma tozu
1/4 su bardağı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
1,5 su bardağı un
  • Tüm malzemeleri karıştırıp çırpın. Kıvamı pankek ve krep hamuruna göre daha yoğun olmalı


  • Yapışmaz tavayı çok az yağlayın. Hamur karışımından 1 yemek kaşığı alıp tavaya dökün.

  • Her iki tarafını da orta ısıda kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails