20 Ekim 2012 Cumartesi

Ekim'12

Bu aralar biraz tatsızım. Günlük rutinim dışında çok fazla bir şey yapmak istemiyorum. İş-ev-okul üçgeni, anne-oğul ergenlik halleri, alışveriş, yol, yorgunluk derken enerjim bitiveriyor. Yazın güzelliğinden sonra, sonbahara bile alışamamışken, kış geliyor, aslında ben bundan mutsuzum. Her mevsimin güzelliği var ama ben bahar çocuğuyum. İlkbaharı, yazı severim. 

ANNE KEDİ benim ilk göz ağrım ama blogumla istediğim sıklıkta ilgilenemiyorum. Ne de olsa buraya yazdığım her yazıyı, fotoğrafı dikkatle düzenliyorum, özeniyorum. Zaman darlığı işte burada beni yoruyor, bu nedenle bazen facebook, twitter, flickr'da paylaşmak daha kolay geliyor.

Tembel kadın, tembel anne modundan zorla çıktığım zamanlarda kış için hazırlıkları tamamladım. Bu kış hazırlıkları diğer senelere göre daha az ve öz oldu, abartmadım.

Yeme içme dışında burada kendimi çok ifade etmesem de ara sıra paylaşımların oluyor. Aksattığım günlük yaşamla ilgili bir ki şey ilave etmek istedim.


Ankara'nın sosyal ve kültürel yaşamı İstanbul ile kıyaslanamaz ama son zamanlarda bazı sergiler, konserler Ankara'ya da uğruyor ki bunları atlamak olmaz. Yiğit ile açılışının  ertesi günü ziyaret ettiğimiz Body Worlds ve Van Gogh Alive Sergilerini mutlaka belirtmem gerek. Her iki sergide 2012 sonuna kadar açık, kaçırmayın.


Bu arada deli gibi Murakami okudum. Murakami ile tanışmam malesef çok geç oldu, şimdi arayı kapatmaya çalışıyorum. İlk okuduğum kitabı 1Q84, D&R'da gezerken önce ebatı ile ilgimi çekmişti, yaz tatiline giderken aldım ve 1 hafta da okudum. İkincisi ise Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu oldu. 


Şu aralar Murakami'ye ara verdim, ardından Az / Hakan Günday ve Sisle Gelen Yolcu / Grangé takip etti. Bu arada benim bir de Jean-Christophe Grangé takıntım var ki bazen beni korkutuyor :)

Bu arada etiketlerin arasına bir de beslenme çantası başlığı ekledim. Fikir Blogcu Anne'nin, twitter'da bu konuyu açınca yapmasam olmazdı. Her ne kadar beslenme çantası hazırlamasam da anneler için beslenme saatleri için kek, kurabiye, poğaça ve içecekler bir arada olsun istedim.


Arçelik Telve'mi yazmayı unutmuşum, hemen ekliyorum. Bir ara unutmazsam kendi Telve'mi ve pişirdiğim Türk kahvesinin fotoğrafını eklerim. ANNE KEDİ'de çok sevdiğim ürünler hariç çok da marka tanıtımı yapmıyorum. Bir markayı, ürünü önermek için gerçekten sevmem, memnun kalmam lazım. Arçelik Telve'yi 1,5 aydır kullanıyorum, benim Türk kahvesi içme sıklığımı kesinlikle arttırdı. Cezveye sadece kahve ve şekeri koyuyorsunuz, gerisini Telve hallediyor, bol köpüklü kahveyi fincana boşaltmak bize kalıyor. Başında beklemek, taşacak mı derdi de yok. Benim kullandığım model isterseniz 1 kişilik isterseniz aynı anda 4 kişilik kahve pişiriyor. Ben gerçekten çok sevdim.


5 yorum:

Oglak Kizlari dedi ki...

A.aaa.. ben bu yazıya yorum bıraktım diye hatırlıyorum.

O kalın kitabı kardeşim bitirdi bile. Bize de birgün sıra gelir elbet.

Kitapkurdu anne Çiğdem

birdilimdus dedi ki...

Hairka canımmm okuduğun kitaplara bayıldım, sergilere gelince bence de atlamamak lazım. KIş hazırlıklarını ben de bu sene vakit buldukça abartmadan yaptım...

Sevgiler,
Evren

MÜGE KÖKLÜ ATİK dedi ki...

Ne guzel bir paylasim, cok estetik gorunuyorlar

Benim bloga da beklerim, www.mugekokluatik.blogspot.com

Izleyiciniz oldum

Sevgiler

Ates boceginin annesi Muge:)

MÜGE KÖKLÜ ATİK dedi ki...

Ne guzel bir paylasim, cok estetik gorunuyorlar

Benim bloga da beklerim, www.mugekokluatik.blogspot.com

Izleyiciniz oldum

Sevgiler

Ates boceginin annesi Muge:)

nilay dedi ki...

Grange'i bende çok severim. Murakami'yi bilmiyorum ama araştıracağım.
Bu arada ellerine sağlık
Sevgiler

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails