27 Ocak 2010 Çarşamba

Zaman Yolcusunun Karısı / Time Traveler's Wife



Yazmazsam çatlarım, yemek tariflerine minik bir soluk

İlk önce gözüme filmi çarpmıştı, romantik filmlere ilgi duymadığım için ilgilenmedim, sonra Betül yanımda derin derin okumaya başladı, o sırada başka bir kitaba o kadar gömülmüştüm ki yine ilgilenmedim, Bahar Londra dönüşü orjinalini hediye edince daha fazla kaçamadım. Bilimkurgu tadında bir aşk hikayesi nasıl olabilir? Kitabı 2 gün içinde uykusuz kalmayı göze alarak okudum, dün gece de filmini seyrettim.


Zamanda yolculuk fikriydi ilk başta ilgimi çeken, aslında bu yolculuk kontrol dışı ve genetik bir bozukluk sonucu ortaya çıkıyor. Kitabın her satırını dikkatle, sabırla okumak gerekiyor, tarihler, karakterlerin (Henry ve Clare) yaşları sırayla gitmiyor ama kendi içinde bir düzenle yazılmış. Aşk, ayrılık, ani karşılaşmalar, özlem daha iyi anlatılamazdı herhalde. İtiraf ediyorum sonlara doğru çok gözyaşı döktüm, zaten sulu gözlüyümdür, bu kitap beni iyice dağıttı.
Filme gelince kitap kadar etkilemedi açıkcası. Kitaplardan sonra izlediğim çoğu filmde de aynı duyguyu yaşıyorum zaten, kitaplar kadar etkilemiyor beni ama bu konuda bir tek Peter Jackson'ı ve filmlerini ayrı tutarım.

Keyifli okumalar...

5 yorum:

Bahar Atakan dedi ki...

Güzel filmdi gerçekten! Sözümü tuttum, bloga yazmaya başladım :)

annemineli dedi ki...

Önerin için teşekkür ederim.Dikkate alıp değerlendireceğim.Sevgi ve saygılarrrr.

PINAR dedi ki...

Baharcım sen de kitabı okumalısın ayrıca bloga tekrar yazmaya başlamana da çok sevindim.
öptüm...

PINAR dedi ki...

Zehra Hanım teşekkür ederim, bu kitabı ve hikayesini gerçekten çok sevdim, öneririm.
Sevgilerimle...

Çiğdem dedi ki...

film harikaydı. zaman ve mekan tanımayan aşıklar...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails